Burada mutluluk ve sağlık var...

Bu Meyveler Mutlu Ediyor

Unknown TARAFINDAN YAZILDI 28 Ağustos 2014 Perşembe 0 yorum

MUZ

Muz içerisinde barındırdığı B1, B2, C, A ve E vitaminlerinin yanında, demir, potasyum, fosfor, kalsiyum sodyum ve iyot açısından da zengin bir meyvedir. İçerisindeki potasyum sayesinde tansiyonumuzun normal seviyede kalmasına yardımcı olur ve aynı zamanda kemiklerimizin güçlenmesini destekler. Muz, beyin hücrelerinin iletişim sağlamasını desteklerken aynı zamanda vücudumuzda bulunan serotonin hormonunun salgılanmasına da yardımcı olur. Güzel kokusuyla bize nefis  bir lezzet sunan bu güzel meyveyi mutsuz olduğunuz anlarda keyifle tüketebilirsiniz.

ÇİLEK

   C vitamini deposu olan bu kırmızı meyve kendimizi  daha genç ve dinamik hissetmemizi sağlar. Sakinleştirici etkisiyle depresyon riskine karşı  bizi korur. Mutluluk hormonlarımızın harekete geçmesine yardımcı olan çilek, aynı zamanda dişlerimizi beyazlatıcı bir etkiye sahip olduğu da bilinmektedir. Rengi, kokusu ve şekliyle görsel bir şölen sunan bu meyveyi alışverişe çıktığınızda sepetinize koymanızı tavsiye ederim.

                                         ÜZÜM


Güçlü bir anti-oksidan özelliğine sahip olan üzüm aynı zamanda kan yapıcı özelliği ile de öne çıkan meyvelerdendir. Siyah üzüm, kabuğunda barındırdığı Resveratrol maddesi ile aynı zamanda kanseri önleme özelliğine sahiptir. Damar sertliğine karşı güçlü bir silah olan üzüm aynı zamanda kurutulmuş haliyle de  tüketildiğinde kansızlığa iyi gelmektedir. İnsana dinçlik veren bu meyveyi tüketmeniz hem sağlınız hem de mutluluğunuz açısından son derece fayda sağlamaktadır.


PORTAKAL

   Turuncu rengiyle bizi kendine çekmeyi her zaman başaran portakal, bize gerekli olan C ve B vitaminlerini almamıza yardımcı oluyor. İçinde barındırdığı bu vitaminlerle gün içerisinde yediğimiz bir portakal gün boyu zinde kalmamıza sağlıyor. Soğuk algınlığının vazgeçilmez meyvesi  kanın temizlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda karaciğerin sağlıklı çalışmasına da iyi gelmektedir. Hazmı kolaylaştıran bu dost yiyeceği dilerseniz reçel şeklinde ya da suyunu sıkarak tüketebilirsiniz. Mutluluk kaynağı olan portakalı afiyetle yiyiniz..


                                                              anasayfa



Devamını Gör...

İşinizde Mutsuz Musunuz?

Unknown TARAFINDAN YAZILDI 14 Ağustos 2014 Perşembe 7 yorum



  ''O halde o işi hemen bırakın'' demeyi çok isterdim ama maalesef bu her zaman mümkün olmuyor. Bu yazıyı okumaya karar verdiyseniz siz de bir çok insan gibi iş hayatınızda mutsuzluk yaşıyorsunuz demektir. O zaman konuyu biraz açalım: İş hayatında neden mutsuzluk yaşarız ve mutsuzlukla nasıl başa çıkabiliriz? Aslında özelinde herkese göre farklı nedenler varsa da genel geçer mutsuzluk kaynakları aynıdır. Bunlar işveren baskısı (eğer işveren değilseniz) , çalışma şartları, uyumsuz iş arkadaşları, işten ayrıldıktan sonra iş bulamama korkusu, çevre baskısı, kariyerinizi korumaya çalışma, yanlış  görevde  çalışma, iş yoğunluğu, yanlış meslek seçimi, yöneticinizle alt-üst  ilişkilerinizdeki  problemler, maaş beklentinizin düşük olması, tatil  günlerinizin yetersizliği gibi daha bir çok neden sayabiliriz. Saymakla bitmeyen bu nedenlerle nasıl başa çıkabileceğimizi size, hepsiyle teker teker mücadele etme yönteminden bahsetmeyi düşünmüyorum çünkü uzmanlar her biri için farklı çözümler bulmuş olsalar da asıl nedenin çalıştığınız işi sevmiyor olmanızdır. O halde neden sevmediğimiz işte çalışmaya devam ediyoruz? Zamanın en değerli olduğu bir dönemde zamanı paraya çeviren bu döngüden neden kurtulamıyoruz? Bizi çalıştığımız yere bağlayan nedenler çok açıktır aslında. Bunların başında gelen maddi nedenler bizi mutlu olmadığımız bir işte çalışmaya zorlamaktadır. Peki bu bağlamda size bir soru sorsaydım nasıl cevap verirdiniz: Size her ay belirli bir maaş karşılığında sevmediğiniz bir kişiyle yıllarca evli kalın deseydim kabul eder miydiniz? İstisnaları olsa da çoğu kişinin bunu kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Aslında iş hayatı da böyle bir şeydir. Sevmediğiniz ve mutlu olmadığınız bir işte saatlerce ve yıllarca belirli bir miktar ücret karşılığında çalışmaktayız bu yüzden mutsuzuz ve mutsuz olmaya devam ediyoruz.
   Çevremizde bir çok kişi görmüşüzdür kariyerin zirvesine tırmanırken anlamsız bir şekilde işini terk eden. Yine bir çok insan tüm olumsuz şartlara rağmen işlerini değiştirmişlerdir. Kimisi patronunun masasına yumruğunu vurmuş, kimisi iş arkadaşına ağzına geleni söyledikten sonra istifa dilekçesini hazırlamıştır. Belki bir psikolog bile iş hayatındaki stresle mücadele yöntemlerini bize anlatırken aslında kendisi dünyanın en mutsuz insanıdır. Belki bir akademisyenin tezini hazırladığı konu ''İş hayatındaki mutsuzluğun kaynakları'' olmuştur ama aslında kendisi bunu araştırırken mutsuzdur. Belkide siz de şu an yazımı okurken kafanızdan bir çok şey geçiriyorsunuzdur işinizle ilgili. Merak etmeyin size aklınızdan geçeni hemen yapın demeyeceğim ama her insanın hayatında dönüm noktası diye tabir edilen anlar vardır. İşte siz de o anı beklemelisiniz veya o anı yaşayabilmek için b planınızı oluşturmalısınız. Bu anlar sevdiğiniz bir işten iş teklifi (ücreti mevcut işinize göre düşük de olsa) olabilir. Bir arkadaşınızın işten ayrıldığına şahit olmuşsunuzdur (insana güç verir ve bulaşıcı bir hastalık gibidir,  bunun için şirketler çok sinsi önlemler dahi almaktadır) ve sizde işi bırakmak için cesaretlenmişsinizdir bazende yeterli bir maddi imkan oluşturmuşsunuzdur ve kendi işinizi kurma fikri ağır basmaktadır. Depresyon riskiniz var demiştir doktor, sağlığınız işinizden dolayı kötüye gidiyordur... O zaman neden düşünüyoruz? Hemen hayatınıza yön vermek için kollarınızı sıvayın. Plan kurun, mutlu olabileceğiniz iş alanlarınızı belirleyin, yeteneklerinizi tespit edin ve yeteneklerinize uygun pozisyonlar için iş araştırın. Yetenekleriniz belki basit denilen hobileriniz olabilir ama küçümsemeyin. Başarılı kişileri örnek alın, hepsi de mutlu oldukları için başarılı olmadılar mı? Walt Disney, bu ismi duydunuz mu? Küçüklüğünden beri karikatür düşkünü olan Walt Disney şu an dünyanın en büyük eğlence sektörünün liderlerinden biridir. Hepimiz onun çizgi filmlerini izlemişizdir. Mickey Mouse rüyalarındaki karakterin hayatımıza somut bir yansımasıdır, çoğumuzun vazgeçilmezi... Nerede ve hangi yaşta olursanız olun sizinde bu başarılı insanlar gibi mutlaka  mutlu olduğunuz ilgi alanlarınız vardır. Onların peşinden koşun aksi takdirde başkalarının kendi hayallerini gerçekleştirmeyi başardığı o rüyaların sadece mutsuz Mickey Mouse'u olabilirsiniz.
   Eğer ben Mickey Mouse olmak istemiyorum diyorsanız o zaman enerjinizi sevdiğiniz işe ayırmalısınız çünkü insan sevdiği işte harcadığı enerji kendisine mutluluk olarak geri döner, olumsuzluklar sadece çözülecek birer problem olur ve iş verenler birer anne-baba gibi gelir gözünüze, çalışma ortamınız bir ev ve bilgisayarınız evdeki televizyon ekranı gibi olur bir anda, iş yeriniz sabah geç kalınmaması gereken bir yer değil sevgilinizi daha erken görmek için gittiğiniz bir randevu gibi gelir. O zaman niye duruyorsunuz? Vakit, mutlu olmanız için sizi beklemez.


Not: Sizinde konuyla ilgili görüşleriniz var mı? Yorumlarınızı bekliyorum

                                                                  anasayfa 


Bu yazımı okudunuz mu?
Her Şey Üst Üste mi Geliyor?

 
Devamını Gör...